Sins Past
‘Ters gidebilecek her şey, ters gidecektir.’ Soluklanabileceği nadir kısa düzlüklerin olduğu yokuş aşağı dik bir inişe benzetiyorum Peter Parker’ın hayatını. Kısa vadeli mutlulukların üzerine yığılmış sorunlar – dertler – kötü tesadüfler yumağı. Bunları örneklemeye nereden başlasam ki! Belki de taa en başlangıca dönmeli.. Yakalanması için kılını kıpırdatmadığı bir hırsızın milyonlarca insanın yaşadığı bir kentte bula bula idolünü, baba yerine koyduğu adamı öldürmesi mi desem.. Can düşmanı, belalısı Ahtapot’un – nedenleri ne olursa olsun – ailesinden geriye kalan, o adeta taptığı kadınla evlendiğine tanık olması mı desem.. Zeka fakiri insanların hangi koltuklara oturduğu şu alemde zehir gibi olmasına rağmen gençliğini sefilleri oynayarak, beş parasız, Jameson karakterinde bir patronun ağız kokusunu çekerek harcayan bir kaybeden mi desem.. Mary Jane bu tepetaklak gidişin seyrek soluklanma noktalarından, şu kahrolası hayata isyan etmemesi için gerek ve yeter şart; kapı gibi bir dayanak. A...