Kayıtlar

Lal Yayınları etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Hellingen'in Son Dönüşü

Resim
Fumetti aleminin nitelikli ve derinlikli kötüsü Hellingen'in başrolde olduğu altı sayılık uzun bir hikaye beklentisi olanlar... Kurgusunun her geçen sayıyla birlikte biraz daha keyifsizleşmesi nedeniyle seriyi 100’lü sayıların henüz başlarında bir yerlerde takip etmeyi bırakmış, sadece tavsiye edilen sayıları edinen (ki nedense bunlar hep Boselli imzalı metinler) bir okur olarak Hellingen’in geri dönüşüne denk gelecek 212. sayının geri sayımına neredeyse iki yıl önce başlamıştım, tıpkı bundan yıllar önce, ‘Kabus’un yayınlanacağı Klasik Maceralar cildindeki sabırsız bekleyişim ve günleri saymam gibi. Önyargı genelde olumsuz bir anlam taşır ama Hellingen’e karşı en olumlusundan önyargılıyım, bunu da kabul ediyorum. Efsanevi ‘Kabus’un başrolünde yer alan Hellingen’in o farklı aurasıyla her geri dönüşü bende ‘Acaba yeni bir ‘Kabus’ mu okuyacağım?’ beklentisini yaratıyor... Gerçi şimdiye kadar kimse Sclavi olamadı ya neyse... Kapağında Akronluları görünce insan is...

Enayilik Manifestosu!

Resim
Enayiyim ben!!! Neden mi? Son 1 sene içerisinde: 1001Roman kendi satış sitesi İkmal İstasyonu üzerinden deposunda bekleyen en eskisi 2, bilemediniz 3 senelik çizgiromanlarını müthiş indirimlerle sattı! Greystorm – Caravan gibi setler komik rakamlara alıcılarını buldu. Çıkar çıkmaz almasaydım da bekleseydim 1 sene sonra bana maliyetinin yarısına alacaktım... Hoz Comics kendi satış sitesi Binkunduz’da kendi kitaplarını güzel indirimlerle sattı, halen de satıyor! Teksas – Tommiks – Swing – Örümcek Adam setleri neredeyse yarı fiyatına gidiyor. Bekleseydim acayip karlı olacaktım... Lal’in Zagor – Martin Mystere – Mister No KM’lerinden geniş bir yelpaze ve Conan ciltlerinin topu birden 10TL’den satışa çıktı! Sabretseydim yine karlıydım, hep kardaydım... Son 2 fuardır Gerekli Şeyler kendi standında %50 indirim yaptı. Ben niye alelacele gidip Gerekli’nin albümlerini aldım ki! Bekleseydim... Yine aynı terane... Marmara Çizgi de yine aynı şekilde %50’ler dolayında ...

Incubi...

Resim
10 - 11 yaşlarındaydım sanıyorum. Babamın serbest mali müşavirlik yaptığı bir ofisi vardı ve tüm ısrarlı ‘Gitmek istemiyorum, orada çok sıkılıyorum!’ direnmelerime rağmen bazı cumartesiler beni de peşinden sürüklerdi işyerine... Yapacak hiçbir şey bulamazdım orada, dakikalar geçmek bilmezdi, gün tükenirken ben de tükendiğimi hissederdim... O zamanlar da çizgiroman okumasına okuyorum ama Bilka’nın Örümcek Adam’ını, Süpermen’ini seviyorum ben. Her boyutundan Red Kit okuyorum, renkli renkli Asteriks’lerden keyif alıyorum. Çizgiromanlarımı aldığım Ethemefendi’deki gazete bayisinde ya da köşedeki bakkalda Zagor da takılıyor zaman zaman gözüme ama sayfalarını karıştırdığımda karanlık geliyor çizimleri, boğuyor beni. Aslında ağırlıklı comics okuru olan bana yakın olmalı: Amerikan tarzına uygun olacak şekilde bir kostümü var, göğsündeki amblemi bile unutulmamış. Hatta süper kahraman diye yazmışlar üzerine. Lakin bende albeni yaratmıyor bir türlü, sadece sayfalarına hızlısından göz atma...